İçeriğe geç

Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi ?

Kayseri’nin soğuk sabahı ve içimde büyüyen endişe

Bugünkü rehber içeriğimizde “Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.

Kış Kayseri’ye erken gelir, bunu burada yaşayan herkes bilir. Sabahları pencereyi açtığında yüzüne çarpan hava sadece soğuk değildir; biraz da serttir, sanki insanın içine işleyen bir tarafı vardır. O sabah da öyleydi. Evimizin mutfağında çaydanlığın sesi yükselirken babamın öksürükleri odanın sessizliğini bölüyordu. Normalde alıştığım bir sesti ama son aylarda farklı gelmeye başlamıştı bana. Daha derinden, daha yorucu.

O an içimde tuhaf bir sıkışma hissettim. Sanki bir şeyleri geç fark ediyordum. Babamın nefesi kısa kısa kesiliyor, konuşurken bile cümlelerin arasında duraklıyordu. Ben ise sadece izliyordum. Çaresizce, sessizce.

Tam o sırada annem mutfak masasının üzerine küçük bir kavanoz koydu. İçinde koyu kahverengi, neredeyse siyaha yakın bir sıvı vardı. Üzüm pekmezi.

“Her sabah bir kaşık,” dedi. “Ciğerlere iyi gelir diyorlar.”

O an kafamda tek bir soru dönmeye başladı: Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi?

Çocukluğumdan kalan pekmez kokusu

Pekmez benim için sadece bir yiyecek değil aslında. Çocukluğumda köyde geçen yazların kokusu gibi. Büyük bakır kazanların altında yanan odun ateşi, üzüm tanelerinin kaynarken çıkardığı o tatlı buhar… Annemin elleriyle karıştırdığı o ağır ama huzurlu sahne hâlâ zihnimde çok canlı durur.

O zamanlar kimse “sağlık” diye düşünmezdi sanki. Pekmez, sadece kışa hazırlık demekti. Güç demekti. Sabahları ekmeğin üstüne sürülür, çocukların yüzü gülerdi.

Ama şimdi o aynı pekmez, babamın öksürüğüne çare ararken elimde duruyordu. Bu değişim bana garip geldi. Sanki çocukluğumun masumluğu ile yetişkinliğin korkusu aynı masada oturuyordu.

O gün defterime yazmıştım:

“Bazen en tanıdık şeyler bile insanın içine yabancı gibi oturuyor.”

Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi? sorusunun peşinde

O gün internetten çok bir şey aramadım aslında. İçimdeki his daha baskındı. İnsan bazen bilgi değil, umut arıyor. Ben de öyleydim.

Ama yine de kendimi durduramadım. Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi diye düşünürken, bir yandan da babamın nefesini dinliyordum. Her öksürükte içimde küçük bir endişe kırıntısı büyüyordu.

Büyükler hep söylerdi: “Pekmez kansızlığa iyi gelir, güç verir.” Ama ciğer… o biraz daha ağır bir kelimeydi. Ciğer dediğin şey, insanın nefesi demekti. Hayatın devamıydı.

Annem ise çoktan kararını vermiş gibiydi. Her sabah bir kaşık. Bazen ılık suya karıştırıyor, bazen direkt veriyordu. Babam itiraz etmiyordu ama yüzünde bir inançsızlık da vardı. Sanki o da benim gibi bekliyordu: gerçekten işe yarayacak mı?

Hastane koridorlarında büyüyen sessizlik

Bir hafta sonra babamı doktora götürdük. Hastane koridorları her zamanki gibi soğuktu. İnsanların yüzlerinde bekleyiş vardı; kimi umutlu, kimi yorgun.

Doktor uzun uzun dinledi, bazı testler istedi. “Solunum yolları hassas,” dedi sadece. Büyük bir şey söylemedi ama küçük bir cümle bile insanın içine farklı bir ağırlık bırakabiliyor.

Çıkışta babam sigara içen birini görünce başını çevirdi. O an fark ettim; o da korkuyordu. Ama bunu göstermemeye çalışıyordu.

Arabaya bindiğimizde annem sessizdi. Ben ise içimde dönüp duran aynı soruyla boğuşuyordum: Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi, yoksa biz sadece kendimizi mi kandırıyoruz?

Pekmezli sabahlar ve küçük umutlar

Evde yeni bir düzen başladı. Her sabah mutfakta aynı ritüel: bir kaşık pekmez, bazen ılık su, bazen sade.

İlk günler babam pek değişmedi. Öksürükler devam etti. Ama annem ısrarcıydı. “Zaman lazım,” diyordu. “Doğal şeyler hemen etki etmez.”

Ben ise gözlem yapar gibi izliyordum. Sanki küçük bir bilim deneyinin içindeydik ama denek babamdı ve bu düşünce içimi rahatsız ediyordu.

Bir sabah fark ettim ki babam mutfakta daha uzun oturuyor. Eskiden hemen kalkar, işine gücüne dönerdi. Şimdi çayını yavaş içiyor, pencereden dışarı bakıyordu.

“Daha iyi gibiyim sanki,” dedi bir gün.

O cümle içimde küçük bir ışık yaktı. Gerçek miydi, yoksa sadece alışma mıydı bilmiyordum ama yine de içim rahatlamıştı.

İçimde büyüyen karmaşa

Geceleri defterime yazmaya devam ediyordum. Yazdıkça içim biraz olsun hafifliyordu.

“İnsan bazen iyileşmeyi görmek ister ama iyileşme sessiz bir şey. Bağırmıyor. Kendini göstermiyor. Belki de bu yüzden şüphe ediyoruz.”

Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi sorusu artık sadece bir merak değil, bir tutunma biçimi olmuştu benim için. Çünkü cevap ne olursa olsun, biz bir şeye tutunuyorduk.

Babamın nefesi, evin içindeki sessizliği belirliyordu artık. Her öksürükte içim sıkışıyor, her rahat nefeste biraz gevşiyordum.

Geçmişle bugün arasında sıkışan düşünceler

Bir akşam annemle mutfakta otururken eski günlerden konu açıldı. Köydeki bağlardan, üzüm zamanı geldiğinde bütün ailenin nasıl çalıştığından bahsetti. O anlatırken yüzü yumuşadı.

“Eskiden insanlar bu kadar ilaç bilmezdi,” dedi. “Doğanın verdiğiyle yaşardı.”

Ben ise sessizdim. Çünkü içimde iki düşünce çatışıyordu. Bir tarafım buna inanmak istiyordu. Diğer tarafım ise daha gerçekçi olmalıydı, biliyordum.

Ama insan sadece gerçeklerle yaşamıyor. Bazen umut da bir ihtiyaç oluyor.

O gece babam salonda televizyon izlerken yanına oturdum. Çok konuşmadık. Ama o sessizlik bile farklıydı. Daha sakin, daha yumuşak.

Küçük değişimlerin fark edilmesi

Günler geçtikçe babamın öksürükleri biraz azalmış gibiydi. Tamamen geçmedi ama şiddeti düşmüştü. Bunu fark etmek için dikkatli bakmak gerekiyordu.

Annem hemen pekmeze bağladı. “İşte,” dedi. “Bak iyi geliyor.”

Ben ise emin olamıyordum. Belki hava değişmişti, belki dinlenmişti, belki de sadece vücudu toparlanıyordu.

Ama yine de içimde bir şey yumuşamıştı. Belki de önemli olan kesin cevaplar değildi. Belirsizlik içinde bile bir iyileşme ihtimaline tutunabilmekti.

Ruy olarak “Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!

Umutla gerçek arasında ince çizgi

Bir gün sabah kahvaltısında babam ekmeğini pekmeze batırırken bana baktı.

“İyi geliyor galiba,” dedi.

O an ne diyeceğimi bilemedim. İçimde bir sevinç vardı ama aynı zamanda temkinli bir sessizlik.

Çünkü biliyordum, hayat tek bir şeyle açıklanacak kadar basit değildi. Üzüm pekmezi ciğerlere iyi gelir mi sorusunun cevabı belki de tek bir “evet” ya da “hayır” değildi.

Belki de mesele, insanların zor zamanlarda kendine bir iyilik aramasıydı.

İçimde kalan son düşünce

O akşam Kayseri’nin soğuğu yine pencereye vuruyordu. Babam biraz daha rahat nefes alıyor gibiydi. Annem mutfakta çay koyuyordu. Evde garip bir huzur vardı.

Ben defterimi açtım ve sadece şunu yazdım:

“Bazen iyileşmek, gerçekten iyi gelen bir şeyden çok, iyi geleceğine inanmakla başlıyor.”

Ve o an fark ettim; bazı soruların cevabı net değildir. Ama o sorular bile insanı ayakta tutabilir.

Şunları da İnceleyin: Özcan Deniz'in oğlu kim ?

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
    Sitemap
    elexbetvdcasinobetexper giriş