Uzaydan Dünyaya Kaç Km?
Bir arkadaşımın bu soruyu sormasıyla başladım, ama sonrasında her şey birbirine girdi!
Evrenin Uzaklığı, İzmir’in Gelişmişliği
Bazen kendi hayatımda öyle anlar oluyor ki, ne kadar kaybolduğumu düşünmeden edemiyorum. Hani “Nereye gidiyorum?” sorusunu sormak gibi değil de, “Bu kadar büyük bir evrende ben neredeyim?” sorusunu soruyorum. Kafama düşen en garip sorulardan biri de geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı: Uzaydan dünyaya kaç kilometre?
İzmir’de yaşıyorum, yani her gün trafikte kaybolarak bir süre hayattan kopuyorum, derken bir anda kafamda bu sorunun belirip belirlemediğine karar veriyorum. Gerçekten bu kadar uzakta mıydık? “Hadi ya, uzayla bizim ilişkiyi de mi hesaplıyorlar?” dedim kendi kendime. Sonra birden, daha önce düşündüğüm derin sorular aklıma geldi. Yani, belki de bu kadar basit bir şeyin cevabı, çok daha karmaşık bir anlam taşıyor. Ya da benim aklımın takıldığı şeyler hep bu kadar anlamsız mı?
Bir sabah kahvemi yudumlarken arkadaşım bana mesaj attı: “Biliyor musun, uzaydan dünyaya kaç km?” O an hem şok oldum hem de kendi kendime güldüm. “Haa, uzayda km mi var?” diye düşünmeden edemedim.
“Ya Ciddi Misin?” Anı
Hadi biraz mizahi bakalım, çünkü gerçekten bazen kendi halime gülebiliyorum. Bir arkadaşım, tam karşımdan “Uzaydan dünyaya kaç km?” diye sorunca, önce içimden dedim ki, “Abi, uzayda ne var ki, tam olarak bu kadar derinleşebilecek bir soruyu soruyorsun?” Ama bir yandan da düşünmeden edemedim, “Bir dakika, ben aslında bu kadar derin bir konuda ne kadar cahilim?” Hani birden kendime “Neyim ben, uzay bilimci mi oluyorum şimdi?” gibi sorular sordum.
“Ya şimdi buna ciddi cevap mı vereceğim?” diye düşünürken, önce interneti açıp hızla araştırdım. Cevap tabii ki çok netti: Yaklaşık 384.400 km! Bu kadar basit! Ama sonra hemen kendime geldim ve “Böyle basit bir soruya kafa yormak, insanın evrenle olan ilişkisini anlamasında önemli bir an olabilir” diye düşünmeye başladım. Sonra bu soruyu daha da ciddiye alıp uzaya bakarken şöyle dedim: “Yani, bu kadar mesafe gidip geri dönmek mümkün olsa, galiba İzmir’den Bodrum’a gitmek gibi olurdu! Ama biraz daha fazla yakıt gerekir tabii!”
Gerçekten 384.400 Km Mi?
Bir anda bu kadar büyük bir mesafe, aklımı karıştırdı. 384.400 km demek, dünya etrafında 10.000 defa dönmek gibi bir şey, değil mi? Evet, belki de uzaya gitmek gibi bir hayalim olsa, acaba geri dönmemek için kaç kere düşündüm? Yani, mesafeyi böyle bir araya getirince, düşündükçe düşündüm… bir yandan bu kadar uzak bir mesafe var ama bir yandan da ben bazen İzmir içinde 10 dakikalık mesafelere gitmek için iki saat kayboluyorum. Gerçekten bu kadar yakınken bu kadar uzak olabilmek ne kadar ironik bir şey!
Kendimi düşündüm de, belki de ben dünyanın en “yakın” mesafesindeyken, başka şeyleri de keşfetmeye başlamalıydım. Yani, belki de dünyanın her yerinde çok uzak olan şeylere yakınlaşmak, bir anlamda büyümek olabilir. O yüzden belki de uzaya gitmek yerine, bir bakıma evrenin içindeki hayatımıza odaklanmamız gerektiğini düşündüm.
Uzaya Gitmek İsterdim Ama… Önce Beni Gözden Geçirin!
Tabii bu soruyu okurken, bir yandan başka bir düşünce geldi aklıma. “Uzaya gitmek istesem nereye giderdim?” diye soracak olursanız, zaten İzmir’de yaşıyor olmam bile uzaya gitmek için harika bir deneyim olurdu! Tamam, biraz ciddileşelim. Mesela, evrenin köşelerine doğru bir yolculuk yapabilsek, yerleşmek için bir gezegen bulsak, orada da insanları tanıyıp sohbet etsek, yavaşça kaybolan kozmik varlıklarla biraz muhabbet etsek. Tabii, önce karşıma bu kadar büyük bir mesafeyi çıkartan uzaydan dünyaya kaç kilometre sorusu geldi.
Hayal edin, bir gün galaksiler arası bir yolculuk yaptım, ve dünyanın bu kadar uzaklıkta olduğunu fark ettim. “Dönme vakti” derken, tabii geri gelmek zor olacak. Bunu düşündükçe, aslında neden bu kadar uzaklara gitmek istediğimi sorguluyorum. Ama belki de hayatın içinde kaybolan “küçük” mesafeler vardır. Bizim, evrenin içinde kaybolmadan önce, kendi dünyamızda yerimizi bulmamız gerek.
Kapanış: Uzay, Dünya ve Biz
Sonuçta, uzaydan dünyaya kaç km? sorusunun cevabı 384.400 km ama, hayat aslında bu kadar kısa mesafelerden çok daha fazlasını taşır. Çünkü bir gün evrende kaybolmamış olsam da, her zaman içsel yolculuk yapabilirim. Bazen tek bir soruyla, çok uzaklardan gelmiş bir cevabı içsel olarak kabul ederken, ben de kendi dünyamda evrim geçiriyorum.
Uzaya gitmek, tabii ki heyecan verici bir şey. Ama bu kadar mesafe, aslında kendi dünyamızın anlamını keşfetmemize yardımcı olabilir. Belki de evrenin uzak köşelerine gitmek yerine, kendi iç yolculuğumuza yönelmeliyiz. Çünkü bazen bu kadar uzak soruları sorarken, çok daha yakın bir cevaba ulaşabiliriz.
O yüzden, bir dahaki sefere bir arkadaşım bana “Uzaydan dünyaya kaç km?” diye sorarsa, ben de şöyle derim: “Evet, 384.400 km, ama önce dünyada kaybolmamayı öğrenmem gerek!”