Bir akşamüstü, Korucuk Mahallesi’ne giden yolu ararken, haritada kaybolmuş gibi hissetmiştim. Bir yandan cebimdeki telefonun ekranındaki haritayı dikkatle inceleyip, bir yandan da aklımdan geçen yüzlerce düşünceyle kafam karışmıştı. Yola çıktığımda, bu mahallenin nerede olduğunu tam olarak bilmiyordum, ama ne olursa olsun buraya gitmek, içimdeki bir boşluğu dolduracak gibi hissediyordum. İşte bu yüzden, Korucuk Mahallesi’nin tam olarak nerede olduğunu öğrenmek için çıktığım bu yolculuk, sadece bir yer arayışından çok daha fazlasıydı. Şimdi ise hikâyemin bu kısmını sizinle paylaşmak istiyorum…
Korucuk Mahallesi Nerede? Bir Yolu Bulmanın Hikâyesi
Korucuk Mahallesi, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesi’nde, Eskişehir il sınırlarında yer alan bir mahalledir. Ancak, buraya ulaşmak, sadece bir harita üzerinde yerini bulmakla bitmiyor. Çoğu insan, Korucuk’a nasıl ulaşacaklarını bilmeden oraya gitmeye çalışırken, bazen yolların karmaşıklığı, bazen de yönün kaybolmuşluğu, insanı kaybolmuş hissine sürükler. Benim de yolculuğum böyle başlamıştı.
Yola çıktığımda, yanımda tek başıma olmama rağmen, bu yolculuğa bir parça huzur bulma arzusuyla çıkmıştım. Elimdeki harita ise bu arayışın yol göstericisi, ama aynı zamanda yönlendiricisi olmaktan öte, beni yeni bir keşfe davet ediyordu.
Çözüm Odaklı ve Stratejik: Ahmet’in Yaklaşımı
Korucuk’a olan yolculuğum sırasında, harita beni doğru yolda götüremediğinde ilk başvuracağım kişi Ahmet’ti. Ahmet, çözüm odaklı bir adamdır. Onunla yolları, hedefleri ve stratejileri hep netleştirirsiniz. Hızla ilerlerken, her bir kavşağı, her bir tabelayı dikkatle okur ve ne olursa olsun hedefine ulaşmayı başarır. Onun bakış açısı, her zaman basittir: “Eğer bu yol doğruysa, sadece ilerle!”
Ahmet’i hatırladım. Bir keresinde bir köyde kaybolmuştuk ve ona sadece şu soruyu sormuştum: “Nereye gidiyoruz?” O da bana sadece şu cevabı vermişti: “Hedefe.” Aynen böyleydi. Şimdi de, Korucuk’a ulaşmak için gitmem gereken yolu bulmaya çalışırken, aynı hedefe doğru yol aldım. Ama her seferinde önümde bir engel, bir belirsizlik vardı. Haritada gösterilen yollar, bazen gerçektekiyle çelişiyordu.
Empatik ve İlişkisel: Elif’in Gözünden Bakış
Ama bir yanda da Elif vardı. Elif, hiç bir yere ulaşmayı düşünmeden sadece “yolda” olmayı seven biriydi. O, yolculuk sırasında ne kadar kaybolursanız kaybolun, en önemli şeyin “duygusal bağlar” olduğunu söyler. İlişkisel bir bakış açısıyla hareket eder. Elif’in bakış açısı, yolun bitişine odaklanmaktan çok, bu yolda kaybolarak öğreneceğiniz şeylere odaklanır.
Korucuk Mahallesi’ne ulaşmaya çalışırken, Elif’in düşüncelerini hatırladım. Belki de kaybolduğum her an, aslında daha derin bir keşif yapıyordum. Her yanlış yolda biraz daha kendi iç yolculuğumu anlamaya başlıyordum. Elif’in empatizmiyle, “Bu yol da bir yol,” diye düşündüm. “Her kavşakta kaybolmak, aslında yolculuğun bir parçası.” Elif, her yolculuğun sonunda ulaşılması gereken yerden çok, o yolculuk sırasında nasıl bir insan olunduğuna bakar.
Korucuk’a Ulaşmanın Gerçek Anlamı
Korucuk Mahallesi’ne vardığımda, sadece bir yer değil, bir duygu da buldum. Eskişehir’in dışındaki bu mahalle, belki de bir şehirdeki kalabalıktan kaçmak, bir anlam arayışını tamamlamak için gelenlerin ortak noktasıydı. Korucuk, yalnızca haritada bir nokta olarak kalmaz; insanlar burayı ruhsal bir sığınak, kalp atışlarının durduğu bir nokta olarak görür.
Korucuk’a ulaşmak, aslında hepimizin içsel bir yolculuğa çıkmasını simgeliyor. Bir yerin haritada nereye düştüğüyle değil, oraya vardığınızda kendinizi nasıl hissettiğinizle alakalıdır. O yolculukta kaybolabilir, ama sonunda kendinizi keşfetmiş bir şekilde orada bulabilirsiniz.
Bazen en net yollar, bizi kaybolmaya götüren yollardır. Korucuk’a doğru çıktığımda, belki de kaybolmak istedim. Şimdi sizlere soruyorum: Kendi yolculuklarınızda, kaybolduğunuzda ne keşfettiniz? Korucuk Mahallesi’ne dair ne hissettiniz? Yorumlarınızı aşağıda paylaşarak bu hikâyeye katkıda bulunabilirsiniz!