İçeriğe geç

Kefen Soyana ne denir ?

Kefen Soyana Ne Denir? Ölüm Kültüründeki Çifte Standartların Yüzü

Ölüme dair alışkanlıklar, inançlar ve kültürel normlar, tarih boyunca toplumlar arasında büyük çeşitlilik göstermiştir. Ancak bir kavram vardır ki, sadece ölümle ilgili değil, aynı zamanda toplumsal tabularla, ahlakla ve hatta dinle bağlantılı olarak tartışma yaratmıştır: kefen soyanın ne olduğu ve ona ne denmesi gerektiği meselesi. Bu sorunun ardında, sadece bir terminolojik tartışma değil, ölüm anlayışımız, toplumsal değerlerimiz ve yüzleşemediğimiz ölüme dair korkularımız gizlidir. Ve evet, soruyorum: “Kefen soyan” gerçekten toplumda hak ettiği şekilde tartışılıyor mu, yoksa basitçe göz ardı mı ediliyor?

Kefen Soyma: Kültürel Bir Tabu ve Toplumsal Yansıması

Ölüye saygı, toplumların yaşadığı kültürel bir yükümlülüktür. Ancak kefen soyan eylemi, ölen kişiye ve ölenin yakınlarına saygıyı hiçe sayan bir davranış olarak toplumda kabul görmez. Peki, bunu ne kadar sorguluyoruz? Toplumun büyük bir kısmı, kefen soyanı kınar, ancak bunun altında yatan motivasyonları, kültürel anlamları ve toplumsal normları çoğunlukla göz ardı eder. Kültürümüzde “kefen soyan” sadece yasa dışı bir eylem değil, ahlaki bir çöküş olarak da görülür. Ancak buna rağmen, bu eylemi tartışmak, ortaya koymak ve cesurca ele almak bir o kadar da cesaret ister.

Günümüzde birçok kişi, kefen soyma olaylarını basitçe “suç” olarak etiketlerken, bu davranışın ardında yatan toplumsal adaletsizlikleri, yoksullukla, geçim sıkıntılarıyla ve diğer sistematik sorunlarla ilişkilendirmiyor. Bu insanlar, sadece bir ceset üzerinden para kazanmayı düşünenler mi, yoksa sistemin bir sonucu olarak hayatta kalma mücadelesi veren insanlar mı? Toplumsal bir çürümüşlüğün, adaletin ve eşitsizliğin simgesine dönüşmüyor mu kefen soyanlar?

Ölümün Ötesindeki Gerçek: Kefen Soyma Eyleminin Psikolojik Yansımaları

Kefen soyma, çoğu zaman sadece ekonomik çıkar amacı güdülen bir eylem olarak görülse de, psikolojik boyutları da oldukça derindir. İnsanlar ölüm karşısında büyük bir korku, belirsizlik ve kaygı içindedir. Kimisi ölüme ne kadar yaklaşırsa, kaybettikçe toplumdaki değerler de o kadar çökme eğilimindedir. Ölümü kabul etmenin bu kadar zor olduğu bir toplumda, ölüyle ilişkilendirilen her şey, bir tür tabu, yasak ve hatta fırsat haline gelir. Kefen soyanlar, aslında kaybedilen bir geleceğe dair kaygılarını bu şekilde dışa vuruyor olabilirler. Onlar, ölüme dair toplumun öğrettiği korkuyu bir kenara bırakıp, gerçeği acı bir şekilde kavramaya çalışıyor olabilirler.

Bu psikolojik çözülme, toplumun bir nevi hayatta kalma mücadelesinin derin bir yansımasıdır. Ancak bu durum da, kültürel normların ne kadar sıkı ve katı olduğunun bir başka göstergesidir. Bir tarafta ölümün bir tabu olduğu, bir tarafta ise bu tabuyu delme çabalarının somutlaşmış hali. Kefen soyanların topluma entegre olma çabası, bir yandan da hayatta kalmak adına ahlaki sınırları zorlama gerekliliğini vurgular.

Tartışmalı Noktalar: Toplumsal Bir Suç mu, Sistemsel Bir Çözüm mü?

Şimdi şunu soralım: Kefen soyanlara sadece suçlu mu demeliyiz, yoksa onlara bu davranışı benimsemek için toplumsal sistemin sunduğu yoksulluk, adaletsizlik gibi etkenleri mi göz önünde bulundurmalıyız? Çünkü kefen soyma sadece ‘suçlu’ bir eylem olarak ele alındığında, bu davranışı mantıklı kılacak faktörler göz ardı edilir.

Toplumun yoksulluğu ve güvencesizliği, bireyleri yaşam mücadelesinin sınırlarına iter. Çoğu zaman, kefen soyma olayları yoksulluğun, işsizlik ve eşitsizliğin doğrudan bir sonucudur. Burada suçluluk ve ahlaki değerler, daha büyük bir çürümüşlüğün simgesi olabilir. Kefen soyma, belki de bu çürümüşlüğü sadece yüzeye taşıyan bir tezahürdür. Bizim kefen soyanlara bakış açımız, toplumsal yapının bir yansımasıdır.

Kefen Soymaya Karşı Alınacak Önlemler ve Değişen Toplumsal Anlayış

Bu noktada toplumsal bir çözüm önerilebilir mi? Kefen soyma olaylarını sadece cezai yaptırımlarla engellemeye çalışmak yerine, bu eylemi oluşturan koşullara inmek, sosyo-ekonomik yapıyı sorgulamak belki de daha etkili bir çözüm olacaktır. Eğitim, iş imkanları, sosyal güvenlik gibi unsurlar, bu tür eylemleri doğuran sebeplerin ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Kefen soyma meselesi, sadece ‘suç’ kategorisine hapsedilemeyecek kadar derindir. Toplum olarak bu gerçeği kabul etmek ve daha derinlemesine bir anlayış geliştirmek, aslında cesur bir adım olacaktır. Kefen soyanlara “ne denir” sorusu ise tam bu noktada daha da önemli hale gelir: Sadece suçlu mu dedik, yoksa bir sistemin kurbanları olarak mı gördük?

Bize göre, bu soruya verilecek cevaplar, yalnızca kefen soyma olaylarını açıklamakla kalmayacak, aynı zamanda ölüm, ahlak ve toplumdaki adalet anlayışımızla ilgili daha geniş bir tartışmanın kapısını aralayacaktır.

8 Yorum

  1. Şahin Şahin

    NEBBÂŞ (Ölü / Kefen Soyan) Yankesici (tarrâr)nin, başkasının cebinden el çabukluğu ile parasını çalması hâlinde, had cezasının uygulanacağı konusunda görüş birliği vardır. Mezardan kefen , altın diş vb. şeyler çalanın (nebbâş) hükmü ise ihtilaflıdır. Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre, mezar hırsızına hırsızlık cezası uygulanmaz.

    • admin admin

      Şahin! Görüşleriniz, makalenin genel bütünlüğünü sağlamlaştırdı, desteğiniz için teşekkür ederim.

  2. Umut Umut

    NEBBÂŞ (Ölü / Kefen Soyan) NEBBÂŞ (Ölü / Kefen Soyan) – Sorularla İslamiyet Sorularla İslamiyet kaynak nebbas Sorularla İslamiyet kaynak nebbas İslâm hukukunda hırsızlık suçunu işleyen kimseye uygulanacak bedenî ceza Kur’an’da, “ Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah’tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin .

    • admin admin

      Umut!

      Katkınız sayesinde yazı daha güçlü hale geldi.

  3. Gülseren Gülseren

    #Nebbaş: Arapça ‘NBŞ’ kökünden gelir ve anlamı, “ mezar soyguncusu ya da ölülerin servetini çalan kimse ” demektir. 16 Ağu 2015 Murad Çobanoğlu on X: “#Nebbaş: Arapça ‘NBŞ’ kökünden gelir ve … #Nebbaş: Arapça ‘NBŞ’ kökünden gelir ve anlamı, “ mezar soyguncusu ya da ölülerin servetini çalan kimse ” demektir.

    • admin admin

      Gülseren!

      Katkınız yazının dengeli bir hale gelmesini sağladı.

  4. Esra Esra

    servetini ölü kişilerin eşyalarıyla sağlayan kimse . Erkeğin kefeni kamîs, izâr ve lifâfe adı verilen üç parça bezden oluşur . Kamîs boyun kısmından ayaklara kadar uzanan ve gömlek yerine geçen, izâr da don veya eteklik yerini tutan ve baştan ayağa kadar uzanan bir bezdir. Lifâfe ise sargı yerinde olup baştan ayağa kadar uzanarak baş ve ayak taraflarından düğümlenir.

    • admin admin

      Esra!

      Her noktada katılmasam da katkınız için teşekkürler.

Esra için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
elexbetvdcasinobetexper giriş